100’lük i Demir Fiyatı Ne Kadar? Ankara’nın soğuk sabahlarında, sabahın ilk ışıklarıyla uyanırken aklımdan geçen ilk şeylerden biri, son zamanlarda demir fiyatlarının ne kadar arttığıydı. Ekonomi eğitimi aldım, veriyle uğraşmayı seviyorum ama yine de bazen günümüzün ekonomik dünyası bana biraz kafa karıştırıcı geliyor. Gerçekten, 100’lük i demir fiyatı ne kadar? Bunu öğrenmek, hem ekonomik verilerin yansıttığı resmi tabloyu hem de bu tablonun sokakta nasıl hissedildiğini anlamak istedim. Bu yazıyı yazarken, çocukluk hatıralarımdan, iş hayatımda karşılaştığım insanlardan ve çevremdeki gözlemlerimden faydalandım. Her bir veri noktası, bana hayatın karmaşık ama bir o kadar da ilginç bir tablosunu sundu. Şimdi bu hikayeyi sizlerle…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Ani Irkilme ve İnsan Deneyimi: Felsefi Bir Bakış Hayatın içinde bazen aniden irkildiğimiz anlar olur: bir gölge, beklenmedik bir ses, ya da zihnimizde çağrışım yapan bir düşünce… Peki, bu ani irkilme yalnızca biyolojik bir tepki midir, yoksa etik, epistemolojik ve ontolojik boyutları olan bir olgu mudur? İnsan olarak deneyimlediğimiz bu küçük ama güçlü sarsıntılar, kim olduğumuzu ve dünyayı nasıl algıladığımızı sorgulamamıza yol açabilir. Bir düşünün: gecenin sessizliğinde kitap okurken aniden bir kapı gıcırtısı duyuyorsunuz. Bu anlık irkilme, sadece korku ve şaşkınlık değil, aynı zamanda sizin bilgiye yaklaşımınızı, etik tepkilerinizi ve varoluşunuzu sorgulayan bir tetikleyici olabilir. Felsefe, bu sıradan deneyimin arkasındaki…
Yorum BırakSerkay Tütüncü Kiminle Sevgili? Bir Hayal, Bir Gerçek… — Bir Akşam Kayseri’de… Kayseri’deki o sıradan akşamda, kafenin köşesinde bir kahve içiyorum. Havanın soğukluğuna rağmen içimde bir sıcaklık var, belki de bu sıcağın sebebi içimde biriken düşünceler. Her zaman olduğu gibi, bir yandan gözlerim kaybolmuş gibi bakıyor, bir yandan da aklımda bir soru beliriyor: “Serkay Tütüncü kiminle sevgili?” Bu soru ne kadar sıradan gibi görünse de, aslında çok daha derin bir anlam taşıyor. Kayseri’de büyüdüm, gözlerimle gördüm, sokaklarda, kafelerde, konserlerde… Serkay’ın adı her zaman bir şekilde kaybolan bir melodi gibi kulağımda çınlar. Bir zamanlar herkesin konuştuğu, herkesin hakkında bir şeyler söylediği,…
Yorum BırakMorfem Nedir? DKT ve Dilin Temel Taşları Üzerine Düşünceler İstanbul’da, gündüzleri ofiste çalışırken, akşamları blog yazmak için zaman ayıran biri olarak bazen dilin ne kadar karmaşık bir yapısı olduğunu düşünmeden edemiyorum. Hani, sabah işe gitmeden önce, kahvemi içerken bir anda dilin derinliklerine daldığım olur. Morfem nedir, diye düşünüyorum. Bir kelimenin yapısındaki küçük, ama kritik parçalar ne anlama gelir? DKT yani “dil bilimi” içinde bu morfemlerin rolü ne kadar büyük? İşte, bu yazımda bu sorulara yanıtlar arayacağım ve dilin temellerini, gündelik hayattan örneklerle keşfedeceğiz. Morfem Nedir? Basitçe Tanımlayalım İlk başta, morfem kelimesi kulağa çok teknik gelebilir. Hani, ofiste ya da arkadaş…
Yorum BırakGiriş: Tarihten Bugüne Gürültü ve Düzen Geçmişi incelerken, sıradan gibi görünen uygulamaların aslında toplumların değerlerini, düzen anlayışını ve güç ilişkilerini yansıttığını fark etmek büyüleyici olur. Gece saat kaçtan sonra gürültü yapmak yasak sorusu da bu bağlamda yalnızca hukuki bir mesele değil; tarih boyunca kent yaşamının, toplumsal normların ve bireylerin günlük hayatlarının nasıl şekillendiğini anlamamıza açılan bir pencere sunar. İnsanlar, uykularını ve dinlenmelerini korumak için hangi dönemlerde düzenlemeler yaptı? Hangi toplumsal dönüşümler, gürültü sınırlarını belirlemede kırılma noktası oldu? Bu yazıda, gece gürültüsünün tarihsel evrimini kronolojik olarak inceleyerek, geçmiş ile günümüz arasındaki paralellikleri tartışacağız. Orta Çağ Kentlerinde Gürültü Düzeni Orta Çağ Avrupa’sında…
Yorum BırakUyarı: Tarihsel kaynaklarda “Gazi Alp kimin oğlu?” sorusuna kesin bir cevap veren güvenilir bir bilgi bulunmamaktadır. Aşağıdaki yazı, bu belirsizlikten pedagojik ve araştırmacı bakış açısından nasıl öğrenebileceğimizi göstermek üzere hazırlanmıştır. Bir Soru, Bin Kapı: Gazi Alp kimin oğlu? Arayışında Düşünmek Hiç tarih okurken bir sorunun cevabını ararken daha fazla soru biriktiğini hissettiniz mi? Belki bir yerde durup “Bu cevabın olmaması bana ne öğretiyor?” diye düşündünüz. “Gazi Alp kimin oğlu?” sorusu tam da bu tür bir pencere açar: Sorgulama, belirsizlik ve bilgi arayışı arasındaki o dönüştürücü sürece… Bu yazı, tarihî bir isim üzerinden sadece bilgi aktarmayı değil, aynı zamanda öğrenmenin doğasını,…
Yorum Bırakİhtikâr: Edebiyatın Merceğinde Saklı Bir Toplumsal Olgu Kelimelerin yalnızca düşünceleri aktarmakla kalmayıp, dünyayı yeniden şekillendirme gücüne sahip olduğunu düşündüğümüzde, edebiyat bize sıradan olguları dahi derinlemesine inceleme fırsatı sunar. İhtikâr, sözlükte TDK’ye göre “mal ve ürünleri stoklayıp fiyat yükselince satmak” anlamına gelir. Ekonomik bir kavram gibi görünse de, edebiyat bu olguyu toplumsal, psikolojik ve etik boyutlarıyla keşfetmeye imkân tanır. Edebiyatın gücü, bize ihtikârı sadece bir ekonomik eylem değil, aynı zamanda insan doğasının açgözlülük, kaygı ve güçle olan ilişkisinin sembolik bir anlatısı olarak sunar. İhtikâr Kavramının Edebi Temsilleri İhtikâr, edebiyat metinlerinde çoğu zaman kıtlık, açgözlülük ve toplumsal krizlerin bir sembolü olarak karşımıza…
Yorum BırakNeslihan Cabıoğlu’nun Hastanesi: Edebiyatın Aynasında Mekân ve Kimlik Edebiyat, yalnızca kelimelerin bir araya gelişi değildir; o, bir dünyanın kapılarını aralayan anlatıların dönüştürücü gücüdür. Bir hastanenin adı, bir kişinin konumu veya bir şehirdeki bilinmeyen sokaklar, edebiyatın bakışıyla çoğu zaman yeni anlamlar kazanır. “Neslihan Cabıoğlu hangi hastanede?” sorusu, basit bir bilgi talebinden öteye geçerek, bizleri mekân, kimlik ve toplum ilişkilerini irdelemeye davet eder. Burada, hastane yalnızca bir bina değildir; aynı zamanda simgesel bir alan, hayatın kırılma noktalarının ve insan deneyiminin sahnesidir. Edebiyat açısından baktığımızda, mekânın karakterleştiğini, zamanın ve mekânın öyküye ruh kattığını görürüz. Anlatı teknikleri ve semboller bu bağlamda devreye girer; kelimeler…
Yorum BırakEtkinliğin İngilizcesi Ne? Eskişehir’de, üniversitenin huzurlu kampüsünde bir araştırmacı olarak, bazen konular beni derinlemesine düşündürür. Gündelik hayatla bilimsel teoriler arasında bir köprü kurmak, öğrencilerimle yaptığım sohbetlerin bir parçası haline geldi. Son günlerde sürekli karşılaştığım bir soru var: “Etkinliğin İngilizcesi ne?” Bu soru, basit bir dilbilgisel merak gibi görünse de, aslında çok daha derin bir anlam taşıyor. Çünkü etkinlik, sadece dilde değil, yaşamın her alanında karşımıza çıkan bir kavram. Bu yazıda, “etkinlik” kavramını, dilsel açıdan ne anlama geldiğini ve bu kelimenin bilimsel dünyada nasıl bir anlam taşıdığını daha basit bir dille anlatmaya çalışacağım. Etkinlik ve Etkinliğin İngilizcesi Hadi önce temel bir…
Yorum BırakFarklı Kültürlerin Dünyasına Açılan Kapı: İddia Etmek Nasıl Yazılır? Yeni bir kültürle tanışmak, her zaman bir keşif yolculuğudur. Ritüeller, semboller, akrabalık yapıları, ekonomik sistemler ve kimlik oluşum süreçleri, insan deneyimini anlamamızda kritik ipuçları sunar. Bu yazıda iddia etmek nasıl yazılır? kültürel görelilik ve kimlik kavramları etrafında antropolojik bir bakış açısıyla gezineceğiz. Amacımız, tek bir doğruyu dayatmak değil; farklı kültürel bağlamlarda dilin, ifadenin ve iddia etmenin nasıl şekillendiğini keşfetmek. Ritüeller ve Sözlü İfade: İddianın Kültürel Yüzleri Ritüeller, her kültürde toplumun değerlerini ve normlarını somutlaştıran araçlardır. Bu bağlamda, bir iddiayı dile getirme şekli bile ritüellerle şekillenebilir. Örneğin, Papua Yeni Gine’deki bazı kabilelerde…
Yorum Bırak