İçeriğe geç

İspanya’daki sıfır noktası nedir ?

Madrid’in Ortasında Kaybolurken “Sıfır Noktası”nı Arıyordum

Kayseri’de büyüyen biri için dünyanın bazı şehirleri sadece fotoğraflardan ibaret oluyor. Madrid de benim için uzun süre öyleydi. Telefon ekranına sığan birkaç bina, sarı ışıklı sokaklar, tapas tabakları ve sürekli gülen insanlar… Ama insan bazen bir şehrin fotoğrafına değil, ruhuna tutuluyor. Ben Madrid’e gitmeden önce onun ruhuna tutulmuştum.

Geçen sonbaharda, hayatımın en karışık dönemlerinden birinde İspanya’ya gittim. O kadar bunalmıştım ki Kayseri’de yürüdüğüm sokaklar bile üstüme geliyordu. Her gün aynı kahveci, aynı tramvay sesi, aynı insanlar… Bir süre sonra insan kendi hayatının dekoruna dönüşüyor. İşte ben tam da öyle hissediyordum.

Gitmeden bir gece önce defterime şunu yazmışım:

“Belki başka bir ülkeye gidince içimdeki boşluk bavula sığmaz diye korkuyorum.”

Şimdi dönüp okuyunca hâlâ içim sıkışıyor.

İspanya’daki Sıfır Noktası Nedir?

Madrid’e vardığım ikinci gün, Puerta del Sol Meydanı’na gittim. Hava serindi ama meydanın içinde garip bir sıcaklık vardı. İnsanlar koşturuyor, sokak müzisyenleri çalıyor, turistler birbirine çarpıyordu. Ben ise kalabalığın ortasında durmuş, hiçbir yere ait değilmiş gibi hissediyordum.

Sonra yerdeki o küçük levhayı gördüm.

“Kilómetro Cero.”

Yani İspanya’daki sıfır noktası.

İspanya’daki bütün yolların başlangıç noktası olarak kabul edilen yer orasıymış. Madrid’de, Puerta del Sol Meydanı’nın tam ortasında duran küçücük bir taş levha… Ülkenin ana yolları oradan başlıyor. İnsanlar üstünde fotoğraf çekiliyor, hızlıca geçiyor, bazısı fark etmiyor bile.

Ama ben uzun süre o taşın önünde kaldım.

Çünkü hayatımda ilk kez bir “başlangıç noktası”na fiziksel olarak dokunuyordum.

Kayseri’deyken hep bir yerlere geç kaldığımı hissederdim. Sanki herkes hayatına çoktan başlamıştı da ben hâlâ hazırlık aşamasındaydım. Üniversite bitmişti ama ne yapmak istediğimi bilmiyordum. İnsanlarla konuşuyordum ama içimdeki yalnızlık hiç eksilmiyordu.

Ve şimdi İspanya’nın sıfır noktasında dururken aklımdan tek bir şey geçti:

“İnsan kendi hayatının başlangıç noktasını kaç yaşında bulur?”

Kalabalığın İçinde Ağlamamaya Çalıştığım O An

Meydanda bir banka oturdum. Hava hafif yağmurluydu. Ceketimin kolu ıslanmıştı ama umursamıyordum. Çantamdan küçük günlüğümü çıkardım. Yanımdan insanlar geçiyordu ama ben sanki görünmez olmuştum.

Şunu yazdım:

“Bugün İspanya’daki sıfır noktasını gördüm. Her yolun başladığı yeri… Benim yollarım neden hep yarım kalmış gibi?”

İnsan bazen durduk yere doluyor. Ben o gün dolmuştum işte.

Yan tarafta yaşlı bir adam keman çalıyordu. Çaldığı melodiyi hâlâ unutamıyorum. Sanki birinin yıllardır içinde tuttuğu özlemi anlatıyordu. O müziği dinlerken eski sevgilimi düşündüm. Beni neden sevemediğini hâlâ tam anlayamadığım o kızı…

Birinin seni yarım bırakması çok kötü bir şey.

Ama daha kötüsü, senin kendini yarım hissetmeye başlaman.

İspanya’daki sıfır noktası benim için o gün sadece coğrafi bir detay olmaktan çıktı. Orası biraz da insanın kendine dönüp baktığı bir yer oldu.

Madrid Sokaklarında Kayseri’yi Özlemek

Akşamüstü dar sokaklarda yürümeye başladım. Madrid’in sokakları enteresan bir şekilde canlı. İnsanlar yüksek sesle konuşuyor, kahkahalar yankılanıyor. Kimse acele etmiyor gibi.

Ama ben yürürken aniden Kayseri’yi özledim.

Bunu beklemiyordum.

Cumhuriyet Meydanı’ndan geçen insanları düşündüm. Soğuk havada içilen çayı… Annemin mutfaktan gelen sesini… Akşam ezanını…

İnsan başka ülkede kendi memleketini daha derinden hissediyor.

Bir kafeye girdim. Cam kenarına oturdum. Kahvem geldiğinde dışarıyı izlemeye başladım. Bir çift el ele yürüyordu. Bir çocuk koşarak güvercinleri kovalıyordu. Hayat herkes için devam ediyordu.

Ama ben sanki kendi hayatıma dışarıdan bakıyordum.

O sırada garson bana Türk olup olmadığımı sordu. Şaşırdım. Meğer birkaç yıl İstanbul’da yaşamış. Bana Türkçe “Nasılsın kardeşim?” dedi.

İşte o an boğazım düğümlendi.

Bazen insanı ağlatan şey büyük acılar olmuyor. Beklenmedik bir tanıdıklık hissi oluyor.

İspanya’daki Sıfır Noktası Neden Bu Kadar Etkileyici?

Sitemizden Önerilen: İskender ne zaman bulundu ?

Ertesi gün yine Puerta del Sol’a gittim. Evet, aynı yere ikinci kez gittim. Çünkü bazı yerler sadece görülmüyor, hissediliyor.

Turistler yine levhanın üstünde fotoğraf çekiliyordu. İnsanlar sıraya giriyor, birkaç saniye durup ayrılıyordu. Ben ise biraz geride durup onları izledim.

Şunu fark ettim:

Herkesin kendi sıfır noktası var.

Bazıları için yeni bir şehir.

Bazıları için biten bir ilişki.

Bazıları için bir ölüm.

Bazıları içinse yalnızca bir gece yarısı düşüncesi.

Benim sıfır noktam Madrid’deki o taş oldu.

Çünkü ilk kez kendime dürüst davranmıştım.

Ben yıllardır güçlü görünmeye çalışıyordum. Her şeyi kafasına takmayan biri gibi davranıyordum. Sürekli şaka yapan, duygularını gizleyen biri… Ama içimde korkmuş bir çocuk vardı.

Bunu kabul etmek ağır geldi.

Puerta del Sol Meydanı’nda durmuş insanlara bakarken şunu düşündüm:

“Belki de insanın yolu önce kendine çıkmalı.”

Gece Yürüyüşü ve İçimdeki Sessizlik

O gece otelime dönmedim hemen. Madrid sokaklarında saatlerce yürüdüm. Sokak lambaları sarı sarı yanıyordu. Bir apartmanın balkonundan müzik sesi geliyordu. İnsanlar gülüyordu.

Ben ise uzun zamandır ilk kez içimde bir sakinlik hissettim.

Mutluluk değildi bu.

Ama umut olabilir.

Hayatımın tamamen değiştiği bir an yaşamadım. Film sahnesi gibi mucizeler olmadı. Ama içimde küçük bir şey yer değiştirdi sanki.

Eskiden geleceği düşündüğümde korkardım. Şimdi ise biraz merak etmeye başlamıştım.

Sanırım büyümek biraz da bu.

Her şeyi çözmek değil…

Karanlığın içinde yürümeye devam edebilmek.

Bu içeriğimizin sonuna geldik. Charterucakbileti olarak “İspanya’daki sıfır noktası nedir” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Kayseri’ye Döndüğümde Aynı İnsan Değildim

Türkiye’ye döndüğüm gün Erkilet Havalimanı’ndan çıkarken hava buz gibiydi. Kayseri’nin ayazı yüzüme çarptığında garip şekilde gülümsedim.

Çünkü ilk kez eve dönüyormuş gibi hissettim.

Eskiden kaçmak istediğim şehir şimdi bana daha anlamlı görünüyordu. Aynı sokaklar, aynı insanlar vardı belki ama ben değişmiştim.

Bazen başka bir ülkeye gitmek insanın kendini bulmasını sağlamıyor.

Sadece kendinden daha fazla kaçamayacağını fark ettiriyor.

Şimdi hâlâ ara sıra gece oturup o günü düşünüyorum. İspanya’daki sıfır noktasını… O küçük levhayı… Yağmur kokusunu… Keman sesini…

Ve içimden şu cümle geçiyor:

“Hayat bazen insanı dünyanın başka ucuna götürüp kendi kalbiyle tanıştırıyor.”

İspanya’daki Sıfır Noktası Hakkında Kısa Bilgi

Puerta del Sol Meydanı’nda bulunan “Kilómetro Cero”, İspanya’nın resmi kara yollarının başlangıç noktası kabul ediliyor. Madrid’in merkezinde yer alan bu nokta, ülkenin altı ana ulusal yolunun çıkış noktası olarak biliniyor. Bu yüzden “İspanya’daki sıfır noktası” denildiğinde akla ilk gelen yer burası oluyor.

Ama benim için o taş levha bundan biraz daha fazlasıydı.

Çünkü bazen insan coğrafi bir noktada değil, duygusal bir eşikte duruyor.

Ve bunu yalnızca kendisi biliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.bizimforum.com.tr https://ebruliorganizasyon.com.tr https://evarkadasin.com.tr Sitemap
https://elexbetgiris.org/betboxbetexper bahis